
Yaşadığımız şehir "Dünya Kültür Başkent"lerinden biri, ama geçen sene dört gözle beklediğimiz ancak haftabaşında azıcık fazlaca yağan yağmurun yol açtığı sel ve çamur nehiri önüne kattığı koca koca araçları, evlerden sürüklediği eşyalarla birlikte 31 canı alıyor ve sayısını tam olarak bilmediğim, içlerinde bebeklerinde olduğu şahısları da yutuyor. Ha bir de yaklaşık $100 milyon'lık bir de zarar bırakıyor arkasında. Gözü yaşlı insanlar can ve mal kayıplarına yanıyorlar. Devlet büyüklerimiz (!) deodoranttan tutun da eski belediye başkanlarına kadar herkesi ve herkesi suçluyorlar, ve vatandaşlarımızı madur bırakmayacaklarını, gerekli maddi yardımların yapılacağını da sözlerine ekliyorlar.
Ancak bu arada madur olduklarından pek kimselerin haberdar olmadığı başka dostlarımızın da olduğu akıllarına gelmiyor, ya da bu kadar insan yitip gitmişken hayvanlardan bahsetmek ayıp ya da yersiz diye düşünüyorlar, o kadarını bilemiyorum.
Biraz önce sevgili
ferulago'nun blogunda okuduğum yazı ve
idil'in blogunda gördüğüm fotoğraflar içimi parçaladı. Ne belediyeler ne de devlet büyükleri yardım ediyor bu canlılara.
Lütfen tıklayınız. Bu durumda iş gönüllülere düşüyor. Gönüllülerin de boyunu aşan maddi bir boyutu var tabii ki bu acıklı durumun. Hayvan barınaklarının durumu malum. Normal şartlar altında bile ayakta durmakta zorlanan bu kurumlara yardım etmek lazım. Bahçeşehir Hayvan Barınağı'ndan kurtarılabilen köpekler ve kafeslerinde kilitli kaldıkları için çamurun içinde boğularak can veren kediciklerden geriye kalan sadece dördü (yanlış okumadınız geriye sadece 4 yazıyla DÖRT) Yedikule ve Bakırköy Hayvan Barınaklarına nakledilmiş. Durum vahim,
ihtiyaçlar büyük ve acil. Tek başına kimse herşeye ve heryere yetişemez, ama ufak da olsa yapılacak katkılar birleşip büyür ve en azından şu anki acil durumla savaşan gönüllülerin yüklerini az da olsa hafifletebilir. İster
BGD'nin websitesinde verilmiş olan iletişim numaralarından gönüllülere ulaşabilir ya da Migros'un
kangurum sitesi üzerinden herhangi bir kargo ücreti ödemeden bütçenize uygun barınak ihtiyacını karşılayabilirsiniz.
Tatilden döneli 1 hafta oldu ama bu son 7 gün içinde tüm olan bitenden ötürü yaşadığım şaşkınlık ve beyin donması hissi nedeni ile yazmadım, yazamadım. Nasıl bir şehir ki burası işine gitmek için bindikleri aslında insan taşımak için kullanılmaması gereken aracın içinde ve şehrin göbeğinde 7 kadın ölebiliyor. Nasıl bir şehir ki burası aslında mühürlenmiş ama hala kullanımda olan bir garaj var ve tır şöförlerine mezar oluyor. Nasıl bir şehir ki burası dere yataklarına ev yapıp sevdiklerinin hayatlarını hiçe sayan cahiller yaşıyor. Nasıl bir şehir ki burası cahillikler verilen tapular ve ruhsatlarla ödüllendiriliyor, yasadışılık meşrulaştırılıyor. Nasıl bir şehir ki burası hem kendisine aşık ediyor hem de nefret ettiriyor. Nasıl bir şehir ki burası yaşayanlarının sıktığı deodorantlar 31 cana mal oluyor...